01
Ara

İmparatoriçenin Parıldayan Cenneti : Görele
(5 oy, ortalama 4.60 de 5)

 


imparatorice-liviaSitemiz editörlerinden Aydın Kulak, Görele’nin tarihsel isimlerinden Liviopolis’le ilgili olarak, gurur verici bilgilere ulaşmıştır. Aydın Kulak, Liviopolis isminin Roma İmparatorluğu’nun en güçlü İmparatoriçesi olan Livia Drusilla’dan geldiğini tespit etmiştir.

Görele’ye bu ismin verilmesi ile ilgili bilgiler kısaca şöyledir:

Roma İmparatorluğu döneminde Pontus ve Bosphorus Krallığı (Azak Boğazı ve Karadenizin Doğu kıyılarında hüküm süren krallık), Roma’ya bağlı olan vassal (korunan, himaye edilen) devletlerdir. Buraların yöneticilerini Roma belirlemektedir.

Roma İmparatorluğu en güçlü dönemi yaşanmaktadır. İmparator Augustus ve İmparatoriçe Livia imparatorluğa hükmetmektedir. İmparatoriçe Livia, olağanüstü güzellikte bir kadındır. Fakat bir o kadar da akıllıdır. O dönem için şöyle denmektedir: Dünyayı İmparator Augustus yönetti ama Augustus’u da İmparatoriçe Livia!

O dönem Pontus ülkesinde ve Azak Boğazındaki Bosphorus Krallığında devamlı karışıklıklar yaşanmaktadır. Bosphorus ülkesinin kraliçesi Dynamis adlı bir kadındır. O da bir o kadar güzel ve güçlüdür. Zaman içinde bu iki kadın arasında sıkı bağlar oluşur. Olaylar onları birbirine yaklaştırır. İmparatoriçe Livia ve Kraliçe Dynamis, tam bir kadın dayanışması sergiler. Dynamis, aşk ve sadakatle hem Roma’ya hem de imparatoriçeye bağlıdır. Kral olan kocası öldüğünde, bu bağlılığın mükafatını görür. Roma İmparatorluğu, İmparatoriçe Livia’nın da etkisiyle; tek başına bir kadın olmasına rağmen, ülkesinin yönetimini Kraliçe Dynamis’e bırakır.

Bir süre ülkesini tek başına yöneten Kraliçe Dynamis, bundan çok mutlu olur. Pontus ve Bosphorus Krallığında kalıcı çözümler arayan Roma, dahice bir fikir geliştirir. Bir ülkede dul kraliçe, diğerinde de yalnız bir kral vardır. Bosphorus Kraliçesi ile Pontus Kralı’nın evlenmesini sağlar. Böylece Dynamis ile Polemon I evlendirilir. İki ülkenin, tek bir devlet gibi yönetilmesi sağlanır. Topraklara huzur ve barış gelir. Bu fikirde İmparatoriçe Livia’nın etkisi çok fazladır. Çünkü İmparatoriçe Livia, siyaset ve diplomasi konularında olağanüstü başarılıdır.

İşte bu dönemlerde Kraliçe Dynamis, İmparatoriçe Livia’ya şükranlarını sunmak için, ülkesinin en güzel ve en büyüleyici şehrine onun ismini verir. Böylece Görele, İmparatoriçe Livia’nın şehri yani Liviapolis olur. Çok uzun yıllar bu isimle anılır.

Günümüze ulaşan yazıtlar, İmparatoriçe Livia ve Kraliçe Dynamis arasındaki sıkı dostluğu ve bağlılığı açık bir şekilde göstermektedir. Dynamis’in hem Pontus’un hem de Bosphorus Krallığı’nın kraliçesi olduğu M.Ö. 17 yılında (yaklaşık) Görele şehir merkezinin ismi İmparatoriçe Livia’ya atfen Liviopolis olmuştur. Böylece Görele, eşsiz doğal güzelliklerini ve büyüleyiciliğini Tanrıça Afrodit güzelliğindeki bir büyük İmparatoriçenin adıyla taçlandırmıştır. Görele’ye yeni adını veren Kraliçe Dynamis, ne yazık ki bundan birkaç yıl sonra (M.Ö. 14) ölmüştür.

Kente adını veren İmparatoriçe Livia, pek çok özelliğiyle dikkat çeken güçlü bir kadındır. Bu özellikler Görele ile de uyum sağlayacak güzellikte değerlerdir. İmparatoriçe’nin o ilginç özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • * Roma’yı Augustus yönetir ama Augustus’u da Livia.

  • * Augustus’un hem eşi hem de danışmanıdır.

  • * Roma’nın güçlü anne figürüdür. Romus ve Romulus’un annesi ünvanına sahip görülmüştür.

  • * Ölümünden sonra tanrılaştırılmıştır.

  • * Kocasına sadakat ve aşkla bağlı kadın ve eş figürünün temsilcisidir.

  • * Dünya tarihinde bilinen ilk first lady’dir. Primadonna ve diva’dır. Güç ve statüyü temsil eden ilk kadın figürlerinden birisidir.

  • * Roma İmparatorluğu’nun en güçlü imparatoriçesidir.

  • * İmparator naipliği yapmış, diplomasiye karışmış ve bu konuda bazı özel bağlar, ilişkiler geliştirmiştir.

  • * Madeni paralara resmi konmuş ve Roma topraklarında pek çok yere heykeli dikilmiştir.

  • * Güzelliğiyle Afrodit’e eş tutulmuş, Pontus sikkelerinde Afrodit’i temsilen onun resmi basılmıştır.

  • * Güzelliğin ve onun da ötesinde akıllı kadının sembol ismi olmuştur.

  • Kadının tüm olumlu erdemlerinin sembol etmektedir. Anne, eş, aşk, güç, sadakat, hayırseverlik gibi.

  • * Ayrıca dönemin bazı entrikaları nedeniyle, siyaseten fettanlığına ilişkin bazı tarihi romanlara konu olmuştur.

  • * Dönemin güçlü şairleri onun güzelliği ve hayırseverliği ile ilgili şiirler yazmıştır. En bilineni Romalı Şair Ovid’in Livia’ya Teselli şiiridir. Oğlu öldüğünde, onu   teselli etmek


Konuyla ilgili olarak açıklamada bulunan yazarımız Aydın Kulak, şunları söylemiştir:

“Görelemizin eski tarihi isimlerini epeydir incelemekteydim. Korolla, mercan anlamına geliyordu ve pek inceleyecek bir şeyi yoktu. Liviopolis, ise adeta bir kadının adını çağrıştırıyor gibiydi. Ama o kadın Görele kadar güzel ve büyüleyici olmalıydı. Eldeki tarihlerden hareketle, o dönemin kadınlarını araştırdım. İmparatoriçe Livia’nın ismini görünce, altıncı hislerim beni ona yönlendirdi. Onunla Görele arasında bir bağ olmalıydı. Görelemin güzelliğine ancak Afrodit güzelliğinde bir kadın yakışırdı.

Serde şairlik de var bilirsiniz. O yüzden İmparatoriçe Livia’nın peşine düştüm. Hangi dilden ne bulduysam okuyup çözmeye çalıştım. Ama çok uzun süre bir ipucuna rastlayamadım. En sonunda, Livia’nın otobiyografisini yazan Amerikalı bir yazarın kitabında aradığım bilgiye ulaştım. Haklıydım. Bu eşsiz kente ismini İmparatoriçe Livia vermişti ve bir araştırmacı yazar bunu belgelemişti. Bu Amerikalı Yazar; Marry Mudd idi. I, Livia (Ben Livia) isimli kitabında tamamen İmparatoriçe Livia’yı anlatmaktaydı. İçimi koca bir sevinç kaplamıştı.

Çiçeğiyle, böceğiyle, yağmuru ve bulutuyla, dağı, denizi ve yaylalarıyla eşsiz olan Görelem, kendine yakışır bir güzellikle buluşmuştu. Bilinen tarihinden bugüne nice değerler yetiştiren, türküler diyarı, kemençenin, horonun memleketi Görele; artık tarihsel derinliğinde de bir İmparatoriçe ile buluşmuş olmanın ayrıcalığını yaşayacaktı. Zaten Görele gibi efsane bir diyara böylesi yakışırdı.

Görele’yi yönetenlerin, kalemi ile ve yüreğiyle bu diyarı sahiplenenlerin bu tarihsel ve kültürel mirasa sahip çıkacağını umuyor ve diliyorum. Üstelik, İmparatoriçe Livia’nın parıldayan cenneti; turizm açısından da ufuğumuzu genişletecek bir slogan olacaktır. Hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum”

Yazarımız Aydın Kulak, köşe yazısında bu konuyu biraz daha detaylı olarak ele alacağını bildirdi. Biz de okuyucularımızın bu yazıyı takip etmelerini öneriyoruz.



 


Bu Haber 325 Defa Okunmuştur
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile