20 Kas |
|
İyi bayramlar bayramınız mübarek olsun. Yarın kurban bayramının ilk günü. Bu bayramı kimimiz büyük bir sevinçle karşılıyoruz kimimiz hüzünle kimimiz boynu bükük kimisi de bayramdan bana ne diyerek! Sabahı bekliyoruz. Bizler böyle bekliyoruz ama ya onlar nasıl bekliyorlar ? Şuna emin olun dünyada bayramı dört gözle bekleyen inanın onlar. Hani hep gözümüzden kaçan görsek de görmezden gelinen hep sanki aman biz miyiz en düzgün kişi deyip hızla uzaklaşıp arkamıza bakmadan gittiğimiz varlığını haberlerde ve gazetede televizyonlarda fark ettiğimiz kim bunlar? Bunlar yaşlılar yurduna bırakılan analarımız babalarımız atalarımız!! Ne oldu bize bu kadar duygusuz bir millet miyiz bizim dinimizde böyle bir şey yok ,yoksa vardı da biz mi bilmiyoruz. Eğer öyle olsaydı Cuma hutbelerinde böyle bir sure okunmazdı. Yüce rabbim ayeti kerimede mealen ''sizlere akrabaya bakmayı emrediyor azgınlığı fenalığı yasaklıyorum. Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyorum'' diyor. Peki biz bu öğüdün ne kadarını tutuyoruz? Ben gittim gördüm oraya güle oynaya gittim ağlaya ağlaya çıktım, inanın günlerce aklımdan çıkmadı. Resmen nakavt oldum. Eve geldiğimde konuyu babama açtım ve dedim ki baba bu ne hak biz nereye gidiyoruz. Babam önce bana kısa bir öykü anlattı. Çok önceden yaşanmış bir olaymış. Bir evde bir anne baba evlat ve dede yaşarmış. Dede çok yaşlanınca evde huzursuzluk başlamış.Ve sen bu babanı al götür ne yapacaksan yap demiş evin kadını. Sabah erkenden evin beyi babasını sırtına almış oğlunun da elinden tutup dağa götürmüş orda yaşlı adamı uçurumdan atıp geri dönmüş. Hani derler ya keser döner sap döner gün gelir hesap döner misali aynı sahneler tekrarlanmış. Ama bu kez torun dedeye çok düşkün ve çok seviyormuş. Tam dağa varmışlar dedeyi bırakıp dönecekler torun atılmış baba ne olur dedemi bırakma ben dedemi çok seviyorum baba çaresiz kendince oğlum deden çok yaşlandı hiçbir işe yaramıyor. Ama ben onu çok seviyorum. Olmaz oğlum biz böyle gördük. Peki baba demiş torun sen yaşlandığında bende sana böyle mi yapacağım? Baba afallayıp ben ne yapıyorum demiş hemen babasının elini öpüp geriye eve getirmiş. Eşine bu bize Allah’ın bir emaneti onun canını ancak yaradan alır. Bize onu yaşadığı süre içerisinde mutlu ve huzurlu yaşatmak düşer. Bu zaten Allah’ın bir emridir demiş. Peki bu deniyor da bakıyorum yaşlılar yurdunda bakım evlerinde ve darüliacizede neden bu kadar insan var. Biz özümüzden saptık mı? Sevgili hemşerilerim değerli büyüklerim inanın biz bayram kutlamıyoruz biz kurbanda kurban kesiyoruz. Birkaç konu komşuya et dağıtıyoruz geriye kalanını kavurma yapıp yiyoruz. Peki kurban bu mu? Ben yaratana kurban olurum kainatta neleri yaratmış ve biz insan oğlunun hizmetine sunmuş. Şimdi daha fazla geç olmadan bir silkinip ayağa kalkalım lütfen yerdeki karıncaya basmak marifet değil marifet karıncaya basmadan yürümektir. Biz bu günün gençleri yarının yaşlıları bir sonraki günün dedeleri olmaya mahkumuz. Onun için elimizden geldiğince yaşlıları ziyaret edelim bu sadece bakım evlerinde bakıma muhtaç olanlar için değil tüm komşu ve akrabalar içinde geçerli. Bayramlar dargınların barıştığı özlemlerin bittiği insanların birbirine kaynaştığı kutsal günlerdir. Bu kutsal günleri en iyi bir şekilde geçirmemizi diliyorum. Bugünden bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor. Daha nice bayramlara erişmenizi arzu ediyorum.
Bu Haber 755 Defa Okunmuştur |