15 May |
|
Karadere Köyü Giresun ilinin Görele ilçesinde yer alan ve ilçeye uzaklığı yaklaşık olarak 8 Km. olan, tabiat ananın yeşilin tüm tonlarıyla süslemiş olduğu, güzel ve şirin bir Karadeniz köyüdür.Köyümüz resmi olarak, 18.07.1940 tarihinde köy tüzel kişiliği almıştır.Köy nüfusu yıllar itibarıyla verilen göç nedeniyle gittikçe azalmaktadır. 1997 sayımlarında 275 olan nüfus, 2000 yılında 229'a düşmüştür.2007 yılında yapılan adrese dayalı nüfus sayımına göre ise köyde ikamet eden nüfusumuz iyice azalarak 192 kişiye düşmüştür.Halen dışarıya verilen göç köyün en önemli sorunlarından birisi olarak devam etmektedir.Köyümüzün doğusunda Dedeli köyü, güneydoğusunda İnanca köyü, güneyinde Derekuşçulu köyü ve Çiftlikköy, batısında Şalaklı köyü, kuzeyinde ise Gültepe ve Maksutlu köyleri yer almaktadır.Köyümüzün kuruluş tarihi tam olarak bilinmemektedir. Şu an Gümüşhane iline bağlı bulunan Kürtün ilçesinin Çayırçukur köyünden gelen ve Çepni boyundan olan atalarımızın, Karadere köyüne yerleşim hikayeleri tam olarak bilinmemektedir. Bölgedeki diğer köylerin ve Görele'nin yerleşim tarihini incelediğimizde, Karadere Köyünün kuruluşunun yaklaşık olarak 17/18.yy'da gerçekleştiği sanılmaktadır.Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u fethinden sonra veya Yavuz Sultan Selim döneminde gerçekleştiğine inanılan bu göçün, o dönemlerdeki tarihsel süreç içerisinde gerek Türkmen-Kürt ve gerekse mezhep çatışmaları nedeniyle sık sık tehcir ve göç olaylarının yaşanmış olmasına ve özellikle bu dönemlerde Karadeniz kıyılarının Türkleştirilmesine önem verilmiş olmasına bağlı olarak geliştiğine inanılmaktadır.Çepniler, Oğuzların yirmidört boyundan birisi olarak bilinmekte ve Anadolu'ya ilk gelen boylardan olduğu tarihçiler tarafından belirtilmektedir.Bu boyun Anadolu'dan önce Türkistan'da yaşadığı bilinmektedir.Yine tarihçilerin belirttiği önemli bir husus olarak, bu boyun Anadolu'nun Türkleştirilmesinde, Karadeniz bölgesinin fethedilmesinde ve iskanlarla güçlendirilmesinde çok etkin bir rol oynadığı vurgulanmaktadır.. Aşağı yukarı bütün Karadeniz köylerinde olduğu gibi Karadere köyünde de dağınık bir yerleşim vardır.Yaşam bir merkezde toplanmadığından dolayı da köylümüzün sosyal yaşama katılımı son derece azdır.Genelde köy camilerinde kılınan namazlar, teravih namazları, mevlitler, cenaze ve düğünler aracılığıyla köylülerimiz bir araya gelmektedirler.İlçe merkezimiz Görele'nin 8 km. uzaklıkta oluşu modern bir şehir için yakınlık ifade etse de, Karadeniz bölgesi gibi dağlık ve bol yağışlı arazide bu mesafe ulaşılmazlığı ifade etmektedir. Yol sorunu; köylümüzün kar, kış, engebe ve yol göçmeleri nedeniyle modern yaşama entegrasyonunu engelleyici bir husus olarak çok büyük önem arz etmektedir.Modern yaşamın nimetlerinden hak ettiği payı alamayan köyümüz, yoğun bir şekilde bunun mücadelesini vermekte, sesini duyurabilmek ve varlığını sürdürebilmek için var gücüyle çabalamaktadır.Köyümüz ismini deresinden almıştır.Köyün orta yerinden geçen bu dere, büyüklerimizin anlatımlarına göre büyük bir orman yangınından dolayı kararmış ve böylece köyümüzün ismi Karadere olarak anılmaya başlanmıştır. Karadere bizlere doğal güzellikler de bahşetmiştir aynı zamanda.Doğal bir küçük gölet olan ve küçük bir şelaleyi andıran Dilalu gölü köyümüzün sembollerinden birisidir.Köy gençlerinin yüzmeyi öğrendiği, taklalar attığı ve doyasıya eğlendiği nadide bir güzelliktir burası.Köyümüzde, 1902 yılında yapılmış olan bir Eski Cami ve Değirmenyanı mevkiine yapılmış olan Yeni Cami olmak üzere iki cami vardır. 1916 yılında yapıldığı bilinen bir eski köy değirmeni mevcuttur. Deregözü mahallesini Balat'a bağlayan yaya yolu üzerinde bir taş köprüsü bulunmaktadır. Ayrıca Karadere'nin doğduğu kaynak yeri olarak bilinen Kabalak Gözü ve Karadere Kalesi görülmeye değer yerlerimizdendir.Köyümüzde taşımalı eğitim sistemi uygulandığından 1947 tarihinde yapılan ve 1949 yılından bu yana eğitim veren köy okulumuz halen atıl durumda bulunmaktadır. Köyde devletimizin varlığı adına bir muhtar, bir sağlık ocağı ve görevlisi ile cami imamı bulunmaktadır. Köyümüze yol 60’lı yılların sonuna doğru gelmiştir. Halen ulaşım sorunu tam olarak çözülememiştir.Çözüm olarak stabilize yollar açılmakta ve bu yolların kış mevsiminde kullanılabilirliği tartışılır hale gelmektedir. 980’li yıllarda köyümüz elektriğe ve telefona kavuşmuştur. Köyün nerdeyse her tepesi ayrı bir mahalle olarak isimlendirilmektedir.
Başlıca mahallelerimiz; Bekirli, Kahvecili, Kodalaklı, Kulaklı, Deregözü ve Kurdoğlu mahalleleridir.
Günümüzde köyde yaşadığı bilinen sülaleler ise şunlardır : Azapoğulları, Alaoğulları (Ala), Ali Kahyalılar (Durkayalar), Düdükçüoğulları(Cındık - Tüfekçi), Fış Oğulları (Demir), Kahvecioğulları (Kahveci), Kodalakoğulları (Kodalak-Önal), Kellenoğulları (Gülşen), Keloğulları (Ergül - Gülsoy), Köneçoğulları (Köneç), Kulakoğulları (Kulak-Kulakaç), Kurtoğulları (Dural), Tıngıroğulları (Çolak), Topçuoğulları(Keçeci), Haliloğulları (Halluları-Köksal), Ayvazoğulları ( Dandin), Furmacıoğulları (Yılmaz).
Köyümüz Muhtarları : Emin Cındık (Düdükçüoğlu), Mehmet Azapoğlu, İlyas Kulak, Arif Önal, Hasan Kahveci, Galip Çolak , Yunus Kulakaç, Osman Kulak(HocanınOsman) Kadem Çolak, Ali Cındık, Kazım Kulak, Seyid Kahveci, M.Ali Kulakaç, A. Kadir Gülşen Aydın KULAK tarafından derlenmiştir.
Bu Haber 2214 Defa Okunmuştur |
Yorumlar
Sizin nezdinizde katkı sağlayan tüm arkadaşlara teşekkür ediyoruz.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için